Sokaklarda Sessiz Çığlık: ‘Uyutma’ Yasası ve Barınak Çıkmazı

Türkiye sokakları, yüzyıllardır süregelen ‘mahalle sakini’ dostlarına veda ediyor. 2024’ün Temmuz ayında TBMM’den geçen ve kamuoyunda ‘Katliam Yasası’ olarak anılan düzenleme, 2025’in sonlarına yaklaştığımız şu günlerde en karanlık yüzünü gösteriyor. ‘Kısırlaştır, aşıla, yerinde yaşat’ modelinin terk edilmesiyle başlayan süreç, barınak kapasitelerinin yetersizliği ve ‘ötenazi’ maddesinin esnekliğiyle birleşince, hayvan hakları savunucularının korkulu rüyası gerçeğe dönüştü.

Matematiksel İmkansızlık: 4 Milyon Can, 90 Bin Kapasite

Yasanın yürürlüğe girmesinin üzerinden bir yıldan fazla zaman geçti, ancak sahadaki tablo tam bir kaos. Resmi verilere göre sokaklarda yaklaşık 4 milyon köpek bulunurken, Türkiye genelindeki barınak kapasitesi 100 binin altında. Bu aritmetik uçurum, belediyeleri korkunç bir seçime zorluyor: Ya hayvanları üst üste yığılı, hastalık yuvası haline gelen barınaklara hapsetmek ya da yasanın ‘ötenazi’ maddesini devreye sokmak.

  • Barınak Yetersizliği: 1300’ü aşkın belediyenin sadece 300’e yakınında bakımevi bulunuyor.
  • Bütçe Çıkmazı: Yerel yönetimler, devasa toplama ve bakım maliyetleri altında eziliyor, merkezi bütçe destekleri yetersiz kalıyor.
  • Ölüm Döngüsü: Kapasite aşımı nedeniyle ‘bulaşıcı hastalık’ veya ‘saldırganlık’ gerekçeleriyle uyutma işlemleri hız kazanmış durumda.

Uyutma Tartışması ve ‘Ötenazi’ Kılıfı

Yasa metninde ‘ötenazi’ kelimesi belirli şartlara bağlanmış olsa da (iyileşmeyen hastalık, saldırganlık vb.), sahadaki uygulama endişe verici. Hayvan hakları örgütleri, barınaklarda yer açmak için sağlıklı hayvanların da ‘agresif’ ya da ‘hasta’ olarak etiketlenip yaşamlarına son verildiğini raporluyor. Sokaklardan toplanan köpeklerin akıbeti çoğu zaman belirsizliğini korurken, şeffaflıktan uzak barınak kapıları ardında yaşananlar vicdanları yaralıyor.

31 Aralık 2025: Son Dönemeç

Öte yandan evcil hayvan sahipleri için de çember daralıyor. Kedi ve köpeklerin dijital kimliklendirilmesi (çip takılması) için tanınan süre 31 Aralık 2025’te doluyor. Bu tarihten sonra kayıtsız hayvan bulunduranlara ağır para cezaları kesilecek. Ancak asıl korku, sokağa terk edilen hayvan sayısındaki artış. Ekonomik krizle boğuşan vatandaşlar, bakım masrafları ve cezai yaptırımlardan kaçmak için evcil dostlarını sokağa, yani kesin bir ölüme terk etmeye başladı.

Sonuç olarak, Türkiye’nin sokak kültürü geri dönüşü olmayan bir şekilde siliniyor. Bir zamanlar mahallenin neşesi olan, başı okşanan o köpekler artık yok. Yerini, toplama araçlarının soğuk sesi ve barınaklardan yükselen çaresiz inlemeler aldı. Yasa ‘güvenli sokaklar’ vaat ediyordu, ancak geriye sadece vicdan azabı ve sessiz bir katliamın izleri kaldı.

Yorum gönder