Sokaklarda Ölüm Sessizliği: Yasalaşan ‘Katliam’ Teklifi ve Tükenen Umutlar

2024 yılında ‘uyutma’ tartışmalarıyla gündeme gelen ve tüm itirazlara rağmen yasalaşan düzenleme, 2026 yılı itibarıyla Türkiye sokaklarını geri dönüşü olmayan bir karanlığa sürükledi. Anayasa Mahkemesi’nin 2025 Mayıs’ında verdiği ret kararıyla birlikte, sokak hayvanları için son umut kırıntıları da yok oldu.

Ötanazi Kılıfına Sokulmuş Bir Yok Oluş

Kamuoyunun vicdanını yaralayan yasa teklifi, kelime oyunlarıyla revize edilerek geçtiğimiz yıl yürürlüğe girmişti. Metinden ‘ötanazi’ kelimesinin çıkarılması bir zafer gibi sunulsa da, Veteriner Hizmetleri Kanunu’nun 9. maddesine yapılan atıf, fiili olarak aynı kapıyı araladı. Bugün barınaklardan gelen haberler, korkulan senaryonun gerçekleştiğini gösteriyor: ‘Rehabilite edilemeyen’ veya ‘saldırgan’ olarak etiketlenen binlerce can, yasal bir kılıf altında sessizce hayattan koparılıyor.

Barınaklar mı, Ölüm Kampları mı?

Yasanın getirdiği ‘yakala, kısırlaştır, tut’ modeli, altyapısı yetersiz belediyeleri imkansız bir denklemin içine itti. Milyonlarca köpeği barındıracak kapasitesi olmayan, bütçe ayıramayan yerel yönetimler, yasal yaptırımlarla köşeye sıkışmış durumda. Sonuç ise ne yazık ki modern tecrit merkezleri değil, hastalık ve açlığın kol gezdiği toplama kampları oldu. Sokaktan koparılan her hayvan, aslında belirsiz bir ölüme gönderiliyor.

Hukuk Yolu Tıkandı, Vicdanlar Susturuldu

Hayvan hakları savunucularının Anayasa Mahkemesi’ne (AYM) bağladığı umutlar, 2025’in Mayıs ayında çıkan kararla yerle bir oldu. Yüksek Mahkeme’nin iptal istemini reddetmesi, ‘Katliam Yasası’ olarak adlandırılan düzenlemeyi hukuken meşrulaştırdı. Artık belediye başkanları, hapis cezası tehdidi altında vicdanları ile yasa arasında bir seçim yapmaya zorlanmıyor; doğrudan infaz memuru gibi çalışmaya mecbur bırakılıyor.

Sokaklar Artık Daha Issız

Bir zamanlar mahalle kültürünün parçası olan, başı okşanan o canlar artık yok. 2026 Türkiye’sinde sokaklar daha ‘temiz’ ama çok daha vicdansız. Uyutma tartışmalarıyla başlayan bu süreç, medeniyetin hayvanları korumakla değil, yok etmekle ölçüldüğü distopik bir gerçeğe dönüştü. Görünen o ki, bu yasa yürürlükte kaldığı sürece, sokaklardaki o masum bakışları bir daha asla göremeyeceğiz.

Yorum gönder