Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’nde Son Durum: Yargı Kararları ve 2026 Yılı Tepkileri
Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) tarafından hayata geçirilen ve eğitim camiasında geniş yankı uyandıran “Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli”, 2025-2026 eğitim-öğretim yılında da gündemdeki sıcaklığını koruyor. Uygulamanın ikinci yılına girilirken, modelin içeriği, ölçme-değerlendirme yöntemlerindeki köklü değişiklikler ve yargı süreçleri hem sendikaların hem de velilerin yakın takibinde.
Yeni müfredatın uygulanmasına yönelik itirazlar yargıya taşınmış, ancak Danıştay’dan yürütmeyi durdurma yönünde beklenen karar çıkmamıştı. Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, 2025 yılı içerisinde yapılan başvuruları değerlendirerek, modelin iptali ve yürütmesinin durdurulması istemlerini oy çokluğuyla reddetti. Karara şerh düşen üyelerin, modelin “bilimsellik ve laiklik ilkeleriyle çelişebileceği” yönündeki karşı oy gerekçeleri ise hukuk ve eğitim çevrelerinde tartışılmaya devam ediyor.
Sendikaların Tepkileri ve Hazırlanan Raporlar
Eğitim sendikaları, 2026 yılı itibarıyla modelin sahadaki yansımalarına dair sert eleştirilerini sürdürüyor. Eğitim-Sen, Ocak 2026’da yayımladığı yarıyıl değerlendirmesinde, müfredatı “bilimsellikten uzak” ve “çağdaş eğitim normlarıyla bağdaşmayan” bir yapı olarak nitelendirdi. Sendika yetkilileri, yeni programın öğretmenler üzerindeki iş yükünü artırdığını ve “değerler eğitimi” adı altında pedagojik olmayan uygulamaların dayatıldığını savunuyor.
Öte yandan Türk Eğitim-Sen, sürece daha temkinli yaklaşarak “yapıcı eleştiri” yolunu izliyor. Sendika, 2025 yılı boyunca illerde kurduğu komisyonlar aracılığıyla öğretmenlerden geri bildirim topladı ve Nisan 2025’te düzenlediği çalıştayla kapsamlı bir izleme raporu hazırladı. Bu raporda, müfredatın milli değerleri öncelemesi olumlu bulunurken, altyapı eksiklikleri ve uygulama materyallerindeki yetersizliklere dikkat çekildi.
Karnelerin Yerini ‘Gelişim Raporları’ Aldı
Modelin en somut değişikliklerinden biri de ölçme ve değerlendirme sisteminde yaşandı. 2025-2026 eğitim dönemiyle birlikte, ilkokul kademesinde ve ortaokulun bazı sınıflarında klasik not sistemi yerine “Gelişim Raporu” uygulamasına geçildi. Bu yeni sistemde öğrencilerin akademik başarılarından ziyade;
- Sosyal ve duygusal becerileri,
- Süreç odaklı gelişimleri,
- Erdem-değer-eylem çerçevesindeki yetkinlikleri
esas alınıyor. MEB, bu değişikliğin amacını “sonuç odaklı değil, süreç odaklı bir eğitim anlayışını yerleştirmek” olarak açıklasa da, bazı veliler ve eğitimciler bu durumun akademik takibi zorlaştırdığı görüşünde.
Bakanlık: ‘Erdemli ve Yetkin Bireyler Hedefliyoruz’
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin ve bakanlık yetkilileri ise eleştirilere karşı modelin felsefesini savunmaya devam ediyor. Bakanlık, “Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli”nin, değişen dünya koşullarına uyum sağlayan, milli ve manevi değerlerine bağlı, aynı zamanda evrensel yetkinliklere sahip bireyler yetiştirmek için tasarlandığını vurguluyor. 2026 yılı başında yapılan açıklamalarda, modelin “Yeşil Vatan” ve “Dijital Yetkinlik” gibi temalarla zenginleştirildiği ve sahadan gelen verilerle sürekli güncellendiği belirtildi.



Yorum gönder